Katkıda bulunanlar

3 Eylül 2013 Salı

ABD NİN OYUNU

Bu ülkeyi yıkmak için gerekli şeyler önceden planlanıp zaten yazılmıştır. Devletin belli başlı asker, bürokrat, siyasetçi, polis, diplomat gibi yetkili insanlar içinden çeşitli ajan ve kendi çıkarlarının aslında Amerikan çıkarı olduğunu bilmeyen insanların hiç düşünmeden vatanlarını satabilecek kansız insanlar önceden yetiştirilmiştir. Fettullah Gülen arkadaşımız 1 numaralı ABD yandaşı bir insandır. ABD ‘ nin maşası İnsan yetiştirmek için kullandığı adam. Bu adam nasıl bu kadar güçlü olabilir. Nasıl bu kadar zengin olabilir? Hiç düşündün mü? Bu vatandaş İslami kurallarla ülkeyi yönetmenin peşinde ABD’de bunu kullanarak ülkemizdeki madeni zenginliklerin fark edilmemesi bir gün işlenmemesi teknoloji geliştirmememiz için uğraşmanın peşinden herkesin bir çıkarı var anlayacağın ABD’nin ki sadece para ve tek güç olmak. Fettullah’ın ki de İslamiyet kurallarıyla bir ülke yönetmek ve kurmak büyük önder Atatürk’ün ilkelerini yok etmek ve ülkeye cahillik getirmek uyuşuk beyinler yetiştirmek, yıkanmış beyinler yetiştirmek. Ancak bu şekilde bu ülke teknolojiden uzak durur. Ve ABD Fettullah’ın arkasında olur. ABD’nin tek maşası Fettullah değil tabiî ki. Daha bir çok adamı var. En önemlisi Fettullah. Çeşitli kurumlarda, vakıflarda ve örgütlerin içinde de var bunların adamları. Gazeteci, köşe yazarları, yayın organları, televizyon ve radyo gibi insanlarla birebir muhatap olan araç ve kuruluşların içinde de yer alıyorlar. Fettullah Gülen denen vatandaş Türkiye ve bazı çeşitli ülkelerde ilköğretim, ortaöğretim ve üniversiteler olmak üzere her yaş grubu özellikle öğrencileri ergenlik çağlarında hafızalarına beyinlerine İslamiyet kazımak ve laik demokrat Atatürkümüzden bize kalan bu Cumhuriyeti karalayacak bir takım akıla mantığa sığmayan saçmalıklar kazımaya çalışırlar. Gençler genelde inanır ve kanarlar. Bu zihniyetli insanların düşünceleriyle hareket ederler. Emir almak ve yönetilmenin sadece Allah için olduğuna inanırlar ve sorgulamak akıllarına pek gelmez. Ülkemizde ki üniversite sayısı oldukça fazla ama nedense; devletin parasız yurtları yetersiz. Neden? Devletin parası mı yok? Yoksa işine mi gelmiyor? Hayır, hayır. Amaç belli öğrencileri gayri yasalda olsa zorla da olsa öğrenciler mecbur bırakılıyor. Fettullah denen vatan haininin yurtlarına gitmeye oralarda yaşamaya ve onların cemaatlerine katılmaya zorlandığı kanıtlanmıştır. Cemaat evlerinde yurtlarda namaz kılmayanları yurttan atarız gibi tehditlerle gözlerini korkutup öğrenciler üzerinde baskı kurarak onları psikolojiksel çaresiz hale getirmeyi kendilerine pek alacı yakıştırırlar. Sonra da onlardan başka iyi hayır işlemez olurlar. Dışarıdan bakıldığında Her şey normal gibi görünür. Fakat içeride insanların akıllarının alamayacağı şeyler vardır. Kaç kişi bunları merak edip araştırır ki. Bir elin 10 parmağını geçmez. İnsanların beyinlerini uyuşturuyorlar. Savunma yapamıyorsun, sorgulayamıyorsun uyuşuk beyinler yapmak için ellerinden geleni artlarına koymuyorlar. Sadece beyinleri değil fiziksel olarak da çeşitli hormonlu ve kimyasal maddeleri, yiyecek ve içeceklerle Türk insanını zayıflatıyorlar. Dış güçler ve diğer ABD yandaşları…

1.     Bu ülke 160 milyon nüfusa rahatlıkla bakabilecek kapasiteye sahip bir ülke. Bir çok ihtiyacını dış ülkeler sağlamadan sadece kendi içinde üretip tüketerek ayakta kalacak potansiyele sahip!

2.     Peki, neden gerçek bu iken 70 milyonluk nüfus zorluk çekiyor daha doğrusu 30 milyonu rahatken diğer 40 milyonu sıkıntılı?

3.     *Birileri ülkenin kalkınmasını istemiyor.
*Birileri eğitimin yaygınlaşmasını istemiyor.
*Birileri uyuyan beyinlerin uyanmasını istemiyor.
*Birileri laik demokrat Türkiye Cumhuriyetini çekemiyor kaldıramıyor.
*Birileri doğu da ki bazı madeni ve diğer zenginliklerimizi kullanmamızı engellemek için Kürt ve Ermeni kökenli cahil insanları saçma sapan vaatlerle kandırıp başımıza bela ediyor.

4.     Niçin? Peki? Neden?
Türkü, Kürdü, Lazı, Çerkezi, Macırı daha düne kadar kardeşçe yaşarken neden birbirlerine düşürmeye çalışıyorlar?
Çünkü: Bu ülke çok güçlü bunu köpekler iyi biliyor ve dıştan yıkamayacaklarını da biliyorlar. Osmanlıya da öyle yıkmadılar mı?

5.     İçten yıkılması da zor olan bu ülkenin ancak çok büyük bir yapılaşma ve kapsamlı bir organize işlerle yürütülecek bazı harekâtlarla yıkılması çok öncelerden zaten planlanmıştır. Bunları kimler mi planlıyor belki Yunanlılar belki İsrail belki Ruslar belki Fransızlar belki bütün bunlar ve diğerleri ama şu gerçek ki Dünya’ya dost görünmeye çalışan ABD her şeyin başında geliyor.

6.     Cudi dağının altı petrol denizi!
Ülkemizin 200 yıl petrol ihtiyacını karşılayacak kadar hatta ithalatını da en az 100 yıl yapabileceğimiz kadar tahmini petrol rezervi mevcut. Yazın dağın eteklerinden petrolün sızdığı söylenir. Doğu da Kürtlerin başımıza bela yapmalarının sebeplerinden biriside budur. Yapılaşma ve petrol çıkarma gibi bir takım faaliyetlerin engellenmesi için terör olayları doğuda ve Cudi dağının çevresinde çok yeterlidir. Amaç yine büyümeyi önlemek ve güçlenmeyi en aza indirmek. Ve bir şey daha biliyor musun? Cudi dağının altındaki petrol denizi Musul ve Kerkük’e akıyor yer altından. Irak faydalanamıyor dolayısıyla ABD alıyor hakkını. Ve devletin birçok savunma organları buna göz yumuyor.

7.Bu ülkede o kadar çok verimli topraklar var ki tarım bakımından Dünya’ya lider olunacak kadar çok! Ama nedense yapılaşmaların çoğu fabrikalar (v.s) gibi geneli verimli topraklara yapılıyor. Artık ne gereği varsa. Bu plansız yapılaşma mı yoksa özellikle Türk geleceğini mahvetmek için büyük planın bir parçası mı? Bu da tartışılır. Aklın yolu bir, görünen köy kılavuz istemez istemez. Bir alan var mesela orada fındık yetiştirebilirsin ama yan tarafında yetişmez. Adam geliyor fındık yetiştirilecek yere konduruyor fabrikayı. Yan tarafına yap fabrikayı orada çalışmıyor mu fabrikan…




Hiç yorum yok: