O MİNİK KIZIN BÜYÜDÜ ARTIK BABA
Gözlerim yaşarıyor her çocuk parkın önünden geçtiğimde, minik kızların ellerinden tutan babalar görmeye dayanamıyorum, ciğerim parçalanıyor. Bunları nasıl kaldıracağımı bilemiyorum. Hatırlayamadığım ya da güçlük çektiğim bir bebekliğimin dönemi, dört yaşında yüzleştiğim toprakla, dört yaşından sonraki yaşantımı bilmem ondan öncesini unutmamamı sağlayan neyin olduğunu bilmiyorum. Ama yıllar sonra bilmemi ve kem küm hatırlamamı sağladım. Ben şimdi biliyorum. Zaman, sevgi ve cömert olmayı. Çünkü kim olduğumu, nereden geldiğimi ve nasıl yerde olduğumu biliyorum. Bir adamın sıcak elleriyle minik ellerimi tuttuğunu, önemli olan nasıl duygularla tuttuğunu anlıyorum. Onu kaybetmenin, ondan uzaklaşmanın, o sıcak adamın ellerini hissetmemenin acısını, yüreğimin kanışını biliyorum. Bu yükü nasıl kaldıracağımı bilemiyorum. Olmasaydı sonumuz böyle, olmasaydı tanışmamız böyle… Bitmeseydi ellerimi tuşun bitmeseydi…
O sıcak elleriyle, minik ellerimi tutan, saçımı okşayan, yanağıma hatırlayamadığım kondurduğu öpücükler, bana kızım hassın diyişini duyduğum bebekken söyleyen, kucağına alıp sarılan ama güçlükle hatırladığım o adam var ya O BENİM BABAM! Hatırlayamıyorum beni AFFET BABA. Dediğim sadece kara toprak oldu, yıllar sonra 15 sene sonra sadece bu kelimeyi söyleyebildim. Hayatımın rengârenk balonların arasında kocaman içi dolu, ayırt edemediğim kapkara siyah balonda varmış. Şimdi öyle mi ayırt ettiğim ve birçok şeyi anladığım siyah balon, her insan gibi bende öleceğimi ve benim arkamda hatırlayanım olacak mı? Bilmiyorum. Ama bende öleceğim. Zamanı geldiğinde…
Yazan: Burcu Nermin Özhan
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder