
Bir gün yaşlanacağız, kendimize
baktığımız aynalar bize her zamankinden daha güvensiz gelecek, geçmiş
fotoğraflarımıza bakıp o anları hafızamızda tazelemeye çalışacağız. Geçmiş ile
bugünün arasında gitgelleri yaşarken gözlerimizden düşen bir iki damlaya hatta
yüzümüzde oluşan ufak tebessümlerle dalıp gideceğiz.
Yaşadığımız onca telaşı, onca tecrübeyi anlatacak yüz ararız. Evde pek
durmayız, evin sessizliği yalnızlığımızı daha da artar hale getirir.
Kalabalığın içinde buluveririz kendimizi yeni çağı, getirilen yenilikleri
kabullenemeyiz. Eskiyi arar oluruz. Eskiliklere özlem duyarız.
Gençken vücudumuza verdiğimiz
zararları ilaçlarla ve ağrılı görmeye başladığımız an keşke sözcüklerine yer
vermeye başlarız. Kırdığımız kalpler, üzdüğümüz insanlar içimizde oluşan derin
kederlerle acabalara düşeriz. O çok kafamızda büyüttüğümüz problemlerin aslında
problem olmadığını anladığımız dönemdir, yaşlılık dönemi…
Yazan: Burcu Nermin Özhan
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder